Yahya b. Ziyad’ın kötü huylu bir kölesi vardı. Ona: “ bu köleyi neden satmıyor da yanında tutuyorsun?” Diye sorduklarında: “ hilm ve yumuşaklığı ona sabrederek öğrendiğim için” dedi
Bazen gidecek hiçbir yerim olmuyor benim, bir korkuluk gibi dikilip duruyorum insanların ortasında. Bu bayatlamış gezegende, bu ıssız hükümdarlıkta ne kadar yer adı ve ne kadar sıfat varsa, antik bir uygarlıktan kalma ölü sözcüklere dönüşüyor. Arızalı bir pusula parlıyor güneşin alnıma değdiği yerde.