“O zaman belki de terbiye edilmesi gereken şey erkeklerin zihnidir. Belki de kadınlardan peçe takmalarını istemek yerine erkeklerin at gözlüğü takması gerekiyordur.”
Dışarıda ağaçların renklendiğini, havanın güzelleştiğini, ışığın çoğaldığını gördükçe sanki yaşam yanaklarımdan öpüp hadi bakalım, mahalle mahalle yuvarlan demiş gibi hissediyorum.
Yuvarlan bakalım, sevdiğin renkleri serptim her yere..
Ayakkabılarımı bağlarken bile gülümsediğimi fark ettim. Dünya bazen çok yorucu, kabul; ama şu an sadece bu renklerin içinde kaybolmak, o şefkatli öpücüğün hakkını vermek istiyorum.
Biliyor musun? Az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi, aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? Bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisin yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.