Badem kitabı, benim için öncelikle diliyle öne çıktı. Akıcı, sade ve yer yer bilinçli boşluklar bırakan bir anlatımı var. Bu boşluklar okuma deneyimini bölmüyor, aksine nefes aldırıyor. Duygusal olarak çok yoğun bir kitap değil ama bu aralıklı yapı sayesinde okuduğunu sindirme fırsatı veriyor.
Dili oldukça gündelik ama aynı zamanda özenli ve kibar. Okuması kolay, akıyor gidiyor. Yoğun bir dönemimde olmama rağmen kısa sürede bitirebildim.
Hikâyede beklenmedik bir gelişim var. Bir değişim olacağını hissediyorsun ama bu kadar kısa sürede bu kadar etkili bir şekilde verilmesini ben açıkçası beklemiyordum. Bu yönüyle şaşırtan ama aynı zamanda ikna eden bir tarafı var.
Kitap bana şu soruyu düşündürdü: Mesela renkleri veya şekilleri bilmeyen birine tüm bunları duygular üzerinden bir şekilde tarif edebilirim. Ama hiç duyguları bilmeyen birine bir duyguyu nasıl anlatırım? Bu soru, kitabı okuduğumdan beri aklımda. Alexitimi gibi bir durumu sadece anlatmak değil, okura hissettirmek gerçekten zor. Bence yazar burada oldukça başarılı.
Yer yer toplumsal duyarsızlıklara değinmesi de hoşuma gitti. Üstelik hiçbir şey abartılmamış; ne duygu ne mesaj. Her şey olması gerektiği kadar.
Ama şunu da söylemek gerekir: Bu kitap çok büyük beklentilerle okunmamalı. Bir klasik okur gibi ya da “bu kitabı okuyayım, bu konu hakkında her şeyi çözeyim” gibi bir beklentiyle yaklaşırsanız hayal kırıklığı yaratabilir. Daha çok, aleksitimiyi belli bir ölçüde tanımak, nasıl bir şey olduğunu biraz hissedebilmek için okunabilecek bir kitap. Çok derin, büyük dersler veren bir metin değil. Daha önce de dediğim gibi, hızlı okunabilen ve sade bir anlatı sunan bir kitap.
Kısacası Badem, yormayan ama düşündüren, sade ama etkili bir okuma deneyimi sunuyor. Beklentiyi doğru ayarladığınızda keyifli bir kitap.
BademWon-pyung Sohn · Peta Kitap · 20213,794 okunma