Ah görebileceğimden fazla olan nedir her şeyde! Her dağda, her vadide her ırmakta. Her yüzde görebileceğimden fazla olan şey nedir! Her bedende ve her ruhta!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zenginlerin içinde fakirler var, fakirlerin içinde zenginler. Nerede öz, nerede kabuk. Kim fakir kim zengin belli değil. Kim kaybetti yarışı, kim önde takvada. Kim yoksulken dağıtıyor zengin gibi. Kimin elleri bağlı zenginken. Kim korkuyor fakirlikten, kim korkuyor kaybetmekten "fakr" makamını. Neredeyse "küfür" olacak fakirlik de var, cehennemin ta kendisi olan zenginlik de.
Ey ölülerin arasındaki diri! Ayna buğulanıyorsa parmağın kaleme dönüşebilir. Buharlaşsa da ebedî kelimeler yazabilirsin cama. Haydi cesaret. İlk kelimen "Âyine" olsun. Haydi cesaret. Dokun buğuya işaret parmağıyla!
Aynayla aranda bir köprü var geçemediğin. Cilalı taş devrinden beri bekliyorsun önünde. Bir geçsen, göreceksin: Asıl kim? Suret kim? Hakikat nerede? Yedi gezegeni havanda ezip sürdün sırını. Camı can yaptın yüzleşmek için.
"Hakk kendi nefsini görmende senin aynan, sen ise isimlerini ve o isimlerin hükümlerinin ortaya çıktığını görmesinde O'nun aynasısın," diyor İbn Arabî. Ne çok ayna var!
Yeni ölen kişilerin ağzına ayna tutarmış eskiler. Buğulanmıyorsa ayna ölmüşsün kesin! Fakat hâlâ buğulanıyor cam, cana işaret etmede. Ey ölülerin arasında boylu boyunca uzanan! Anladık hâlâ kalbin çarpıyor. Kalbimizi çarptırıyor o derin gü-lümseme.
Dün sadece yaprakları göremiyordu, bugün ağacın da farkında değil. Dün sadece balıkları göremiyordu, bugün denizi de kaybetti. Dün sadece kuşları göremiyordu, bugün gökyüzü de yok penceresinde. Parçaları kaybolsa da yapbozun o hep aynı güne perdelerini açtığını sanıyor. Bir süre sonra perdelerin açık ya da kapalı oluşu da önemini kaybedecek. Gündüzü takip eden gece, bileklerine kelepçeyi takıverecek ıssız bir yerde. Anahtarını denize atacak ama deniz nerede! Anahtarını un ufak edip gökyüzüne savuracak ama nerede gökyüzü! Karanlığın krallığına başkaldırmayacak mı? Hayır, gözlerine sürme çekmeye devam edecek, karanın içinde kaybolsa da kara.