Her şey vardı ve hiçbir şeyin adı yoktu. Kelimelerini arıyordu kainat; sesini. Her şeyin adı var şimdi fakat hiçbir şey yok ortada. Olmadığımız kişi olduğumuzu söylüyor herkes. Biz o kelimeler miyiz?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah! Kibir ve tutkuyla gözünün döndüğü o canavarca anda nasıl da dua etmişti, portre gelip geçen ömrünün tüm yükünü sırtlasın da kendisi ebedî gençliğin olanca ihtişamını sürsün diye. Tüm hüsranlarının sebebi oydu. Oysa işlediği tüm günahların cezasını anında çekseydi onun için çok daha iyi olurdu. Ceza çekmenin insanı arındırıp temizleyen bir yanı vardı. İnsanın hakkaniyetli bir Tanrı'ya ettiği dua "Günahlarımızı bağışla," değil de, "Yaptığımız kötülükler için bizi cezalandır," olmalıydı.
"Sevgili çocuğum," dedi, "şehir dışında herkes iyi olur. Orada insanı yoldan çıkaran hiçbir şey yoktur ki. Şehir dışında yaşayan insanların medeni olmamasının sebebi de budur. Medeniyet elde edilmesi kolay bir şey değildir. Ulaşmanın iki yolu vardır; biri kültürlü olmak, diğeri ahlaki açıdan yozlaşmış olmak. Şehir dışında yaşayanlar bunların ikisine de fırsat bulamadıkları için atıllaşıp yosun tutarlar."