Esra

Ölmüş müydüm acaba? Halbuki bu sabah tatil planı yapmıştık. Ege'ye gidecektik. Saçlarımı boyatacaktım hem. Bakır kızılı olacaktı. Başka? Muhakkak daha önemli işlerim de vardı. Bu dünyada sadece benim yapabileceğim kimi şeyleri henüz yapmamıştım. O şeyler neler mi? Bilmiyorum. Düşünüp bulabilirim ama... Sadece biraz daha yaşamam lazım. Birazcık.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toz
Tozlar baş belasıdır. Masanın üstünü, bibloları, rafları istila ederler. Sonra biz bezle onları silmeye çalışırız. Tozlar silinmez sadece oradan kalkıp şuraya yerleşirler. Sonra da oradan buraya. O kadar hafifler ki onları çöp torbalarının içine doldurmamıza imkân yok. Sadece evlerden bahsetmiyorum doktor bey, dünyaya bakın her taraf toz içinde değil mi? Tozun kökü olsa, gidip sökerdik yahut kuruması için toprağına zehirli sular boşaltırdık. Neyse ki tozdan öteki âlemde kurtulacağız. Meleklerin derilerinin, saçlarının döküldüğünü, yatakların altında topaklandığını düşünebiliyor musunuz? Yahut cennetteki köşklerin camlarının silinmesi gerektiğine inanabiliyor musunuz? İşte diğer âlem bu yüzden eşsiz. Belki doktor bey siz de tozsuz bir yaşamı hayal ettiniz. Mesela gençken? Yoksa "Ben de herkes kadar tozluyum," diyerek işin içinden sıyrıldınız mı? Sizden bunu beklerim. Akşam eve dönen, ailesi ile yemek yiyen, televizyon seyreden, uyurken horlayan bir erkeksiniz muhtemelen. Belki çay içerken karınıza hastalarınızdan bahsediyorsunuz. Umarım beni tanıdığınız için ne kadar şanslı olduğunuzdan da söz etmişsinizdir, gerçi sizin beni tanıdığınız söylenemez. Siz zeki değilsiniz, her şey yolundaymış gibi davranan biri zeki olabilir mi? Halbuki ben isyan etmemiz gerektiğine inanıyorum. Ellerimize pankartlar alıp yürüyüşler yapmalıyız, dernekler kurmalıyız. Yoksa tozlar hepimizi aynı yapacak. Üzerimizde biriktikçe farklılıklarımız azalıyor ve benzer şekilde düşünmeye başlıyoruz. Güzel bir şey yapacakken, tozlara bakıp vazgeçiyoruz. Etrafınızda dünyayı değiştirebilecek birini görüyor musunuz? Tutkulu birini. Nerede o? Eğer tozların altında kalmasaydık birbirimizi "gerçek" hallerimizle görürdük. İyiler ve kötüler kolayca seçilirdi. Cübbe giyen yargıçlar ellerindeki dosyalara
İnsan yeni kıyafet giyince değişiyor. Köylüler süslendiğinde tarlada birlikte çalıştığın kişilere benzemiyorlar. Ben de o gün türkü söyleyip saz çalan erkekleri, avluda kollarını birbirlerinin omuzlarına atarak halay çeken delikanlıları, gülerken ağızlarını kapatan kadınları yeniden tanımıştım. Heyecandan yüzüm yanıyordu. Yaşam bana, az evvel tandırdan çıkmış ekmek gibi sıcak ve yumuşak görünmüştü. Sonra yağmurlar başladı, sonra selde taşlar yuvarlandı. Sonra felaket oldu. Annemle kız kardeşim ölümümün ardından birkaç günde yaşlandılar. Sesleri bile buruştu. Annem ıhlamur ağacının altında kollarıyla dizlerini sararak yıllarca ağladı. Kız kardeşimse gece evden kaçıp mezarımın yanına geliyordu. Tülbendiyle mezar taşımı silip duruyordu.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir? Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir? —Yaşama! —Ya bileydim? Yazar: Mıydım Hiç: Şiir. 1986
Stratejik açıdan bakıldığında Hz. Muhammed de küresel, hızlı ve köklü bir stratejik devrim gerçekleştirmişti. Ancak onun devrimi, diğerlerinden özü itibarıyla farklıydı. Çünkü Hz. Peygamber'in stratejik yöntemi, otoritenin merkezileşmesi ve servet birikimi esaslarından hareket etmediği gibi, yaptığı devrim de milliyetçi bir hareket noktasından yola çıkarak ya da emperyalist emellerle gerçekleştirilmemişti. İşte Hz. Peygamber'in eylemlerinin stratejik olarak benzersiz ve orijinal oluşu, işin bu boyutundandır.