Her anne-baba çocuğunun başarılı olmasını ister. Ancak, çocukları kaygılandırarak onları başarılı kılamayız; onları şevklendirmemiz gerekir. Kaygılı çocuğun beyni verimli çalışamaz; hevesli ve umutlu çocuğun beyni verimli çalışır.
Bazı insanlar duygusal olarak gelişemeyince bir yetişkinin olgunluğunu davranışlarında, konuşmalarında, ilişkilerinde gösteremiyorlar. Bedenen büyümüş, yetişkin gördüğümüz için onlardan beklentilerimiz olgun insan davranışları oluyor. Hayal kırıklığına uğruyoruz ve çoğu kere onları olduğu gibi kabul etmekte zorlanıyor ve öfkeleniyoruz.
Kendi duygu ve düşüncelerimi anlamak isteğim, kendime olan saygımdan, kendime değer vermemden kaynaklanır. Karşımdakine değer vermemin doğal sonucu olarak da karşımdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak isterim. Halden anlamanın bir değer olduğu evde, iki aylık bebeğin ne demek istediği önemsenir ve o bebek dinlenir; bebeğin ihtiyacı olan dikkat ve zaman ayrılır.