Esra

Esra
@esrayasak
Hacettepe Üniversitesi Dr
14 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı

Esra

, bir kitap okudu
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 141. kitabı
Stefan Zweig
8.1/10 · 279,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 141. kitabı
İki rakip arasındaki fark; başka hiç bir şeye yeteneği olmayan bir 'kültürsüz'ün gözlem yoluyla zihininin derinliklerindeki yeteneğinin keşfiyle aklettiği sürecin uygulaması iken, diğerinde ise kendini bir çok yönden yetiştirmiş olanın sadece boş zamanında delirmemek üzere, madden bir satranç tahtası bulunmadığı halde usta sanatçıların oyunlarını analiz edip içselleştirmesiyle geliştirdiği oyunculuk yeteneğidir. Siyah ve beyaz, iki zıt karakter, iki uç yaşam, aynı oyunda iki doruk. Zweig bu kitabı yazdıktan iki ay sonra intihar etmiş, son kitabı. Bir buçuk saatte biten, çok kısa ama çok uzun bir öykü.
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2019279,4bin okunma
9/10
·344 syf.··
2020 7. kitabı
Bazı kitapları bitirmemek için direnirim. Çünkü bilirim ki bitirdikten sonra gözüme değdiği her gün okuduğum anki huzuru geri isterim. O sayfaya gözümün değdiği ilk an şurdaydım, otobüsle şuraya gidiyordum, başımı kaldırdığımda şununla karşılaşmıştım, her gün gördüğüm şu yola şöyle başka bakmıştım, hep aynı kadrajı yakalayan günümün o anını bir de bu açıdan görmüştüm, gibi öyle bir özlem olur her bitişte. Yanımda akan bir nehir, hayat devam ederken seyreylediğim bir piyes, piyesin içinden çıkıp karşıma oturan, evde öteki koltukta beni izleyen gözler, metroda yan koltuğumda bana eşlik eden karakterler, bana dünü bugünü yarını sorgulatan hisler. Heyhat! Bir kitabın daha sonuna geldim, içimde derin bir yara mücellâ, ömrü eksik, ruhu tamam mücellâ. Kalbi naif, yüzü asık mücellâ. Yaşayamadıklarının acısında her şeyi yaşadım sananlara bile ders mücellâ. Bitmeseydin, böyle bırakıp gitmeseydin?
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Şimdiye kadarki hayatımda bulamadığım ve bulamadığımı fark bile etmediğim her ne var imişse onu tanıyınca öğrendim. Çünkü acı gibi sevinç de bir bilinçti sadece. Bilmeyenin, ne acısından ne sevincinden söz edilebilirdi. Ondan önceki mutsuzluğumu ve ondan sonraki mutluluğumu bilerek onu sevdim, bu yüzden onu başlangıç bilerek sevdim. Onun sadece var olduğunu bilmekten gelen duygu: Harikulade! Var ve benim! Ya Hây! Nasıl çıldırmazdım bu bilginin sevinciyle, canım tenime nasıl sığardı, onu bilmeyerek sevdim.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Yoktum artık. “Ayine-i mücellada nihan"dım. Öyle sandım, aldandım. Bütün bunlar, yok ettiklerim, benim bilincimdeydi hala. Dünyayı bensiz kılmıştım da beni dünyasız kılamamıştım. Olmadı kısacası. Yokluğun yolu bilinmemekten değil, bilmemekten geçiyordu, anladım.