Engellenmesi mümkünken hiçbir şey yapılmayan, tüm halkın bile bile göz yumduğu bir namus cinayetinin nasıl işlendiğini anlatıyor kitap. Namus cinayeti deyince akla direkt ülkemizdeki öldürülen kadınlar gelebilir. Ama yazar bu kitapta aslında bunun kadın-erkek ayırmadan tüm milletlerde, ülkelerde olabileceğini gözler önüne sermiş.
Kitabın son sayfalarını dehşet ve şaşkınlık içinde okudum. Belki de suçsuz yere öldürülen baş karakter Santiago Nasar’ın o kadar bıçak darbesinden sonra organları dışarı sarkarken zorla yürümeye çalışması ve uzaktan ‘Neyin var yavrum’ diye bağıran kadına ‘Beni öldürdüler, Wene Hala’ diye cevap vermesi beni aşırı etkiledi. Yazık, çok yazık oldu. Bu cinayet tüm kasaba halkının cinayetidir. Tüm kasaba halkı katildir. Üstelik olaydan sonra bile kimse bu yaşanılanlardan ötürü gerçek bir pişmanlık belirtisi göstermemiştir.
İnsanların vurdumduymazlığı, sorumsuzluğu, ahlak bekçiliği, bencilliği sizi sinir krizine sokmazsa okuyun derim.