Michael Kaufman.. Kadınlara karşı erkek şiddetinin tek başına meydana gelmediğini, mutlaka erkekler arasında var olan ve her erkeğin ayrıca kendine yönelttiği içselleştirilmiş bir şiddetin de varlığına dikkat çeker.
Bazı erkeklerin cinsiyet eşitliği için şiddet karşıtı gruplara katılma nedeni hayatlarındaki belirli ve özel bir kadındır; bir anne, bir eş, bir arkadaş, bir sevgili veya bir kız kardeş; bu belirleyici kadın ile eşitsizlikten kaynaklanan mağdurluğu paylaşmış ve bunun sonucu bir tür eşitlikçi anlayış geliştirmiş olabilir.
“Erkeklerin feminizme destek vermesi ve cinsiyet eşitliği yönünde çalışması kendi çıkarlarınadır. Çünkü her ne kadar erkek üstünlüğü kendilerine iktidar ve statü sağlıyorsa da bunun getirdiği yükler ve ödenen bedelleri de vardır, bu nedenle erkeklerin kendi çıkarları feminizmi desteklemeleri ile gerçekleşebilir”..
Kaufman (2003), erkekleri cinsiyet eşitliği hareketlerine katmak için “erkeklerin erkek egemen iktidar ilişkileri içinde yaşadıkları erkeklik acılarına seslenilmelidir” diyor.
Patriarkinin modernleşmesi ile oluşan bu “yeni erkek, kadınlara karşı duyarlı, babalıktan hoşlanan erkekler olmakla birlikte genellikle feminist çevrelerde şüpheyle karşılanır” çünkü her ne kadar bir tür “reforma uğramış”, “duyarlı”, “şiddetsiz”, “yumuşak” erkekler olsalar da bu erkekler homofobik olduklarından kendi aralarında dayanışma geliştiremezler; erkek egemen ortamlarda sessiz ve hareketsiz kalırlar. Bu tür erkeklerin deneyimleri bir tür cinsiyetçilik karşıtı erkeklik politikası ile ilişkilenmeden söz konusu dönüşümleri yaratmaktan aciz kalacaktır.