Türkiye gündeminde bekâret tartışmaları, çoğu zaman bekâret muayenesi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Konu ilk olarak 1988’de, Harita Genel Komutanlığı‘nın işe alacağı bekâr kadınlardan bekâret raporu istemesi ile gündeme yerleşmiştir. Bu talebi protesto etmek isteyen kadınların kurumu telefon yağmuruna tutmasıyla birlikte, medya da bekâret muayenesi uygulamasına dikkatini yöneltmiştir.
..Özellikle erkeklerle ilişkilerinde son derece dikkatli davranmak zorunda olan kadınlar, uygunsuz görülen ve c.nsel içerikli yorumlanan bir davranış sergilediklerinde ya da böyle bir dedikodunun malzemesi olup “milletin diline düştüklerinde“, ailelerinin namusunu lekeledikleri gerekçesiyle babaları, ağabeyleri, nişanlıları, kocaları, oğulları vesaire tarafından cezalandırılabilir, hatta öld.rülebilir. Bekâretle namus kavramlarının en kanlı birleşimi de, erkek egemen kültürünün kan ve ölü seviciliğini yansıtan bu tür örneklerde kendini gösterir.
Kadın bedeninin ve cinselliğinin, aile, eğitim, hukuk, tıp, dil ve din gibi başlıca toplumsal kurumlar yoluyla sürekli gözlem ve denetim altında bulundurulması, ataerkil düzenlerin özünü oluşturur.