Bunun yanı sıra, sınıfsal statü olarak geriye giden, göç, işsizlik, yoksullaşma, endüstriyel bölgelerin gerileyişi gibi değişik nedenlerle toplumsal statü yitirmekte olan ya da yitirme tehditiyle karşı karşıya olan erkeklerin, özellikle genç, eğitimsiz ve işsiz oldukları koşullarda, “egemen erkeklik” değerlerinin yarattığı kışkırtıcı koşullar nedeniyle saldırganlığa ve şiddete yatkın hale geldikleri vurgulanıyor.