Vaktimin geri kalan kısmını oldukça iyi idare ediyorum. O zaman sık sık düşünüyor ve içimden: beni kuru bir ağaç kovuğunda yaşamaya zorlasalardı da gökyüzüne bakmaktan başka bir işim olmasaydı, yavaş yavaş buna da alışır giderdim, diyordum.
Akşam, Marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. “Bence bir ama istersen evleniriz,” dedim. O zaman, kendisini sevip sevmediğimi öğrenmek istedi. Bir başka zaman da söylediğim gibi, “Bunun bir anlamı yok, ama herhalde sevmiyorumdur.” diye karşılık verdim.
''Yoksunluğunuzu erdem yapıyorsunuz.''
''Önce şunu söyleyeyim: Herkes, bunu yapar; sonra, benim yaptığım hiç de bu değil. Yoksunluğum, varsın yoksunluk olarak kalsın, ben bataklığı kurutmak istemem, onun sıtmalı buğuları içinde yaşarım.''