Basın çoğu zaman insanlara ne düşünmeleri gerektiğini söylemekte başarılı olamasa da, okurlarına ne hakkında düşünmelerinin gerekli olduğu konusunda şaşırtıcı derecede başarılıdır.
Reformasyonun sözü edilen başarısı, Katolik anlayışın aksine, ahlâki vurguyu ve dinsel ödülü dünya hayatındaki meslek uğraşısı çerçevesinde yoğunlaştırması olmuştur.
Kapitalist ekonomi düzeni özellikle herhangi bir dinsel güç tarafından onaylanmayı gerekli görmez ve ekonomik yaşantının kilise kurallarıyla etkilenmesini, hatta devlet tarafından yapılacak düzenlemeyi bile, hissedilir olduğu ölçüde engel olarak algılar.
Sözü edilen "kapitalist ruh"la dolu insanlar bugün kiliseye düşman olmasalar da hayli ilgisizdirler. Cennetin dindarca tek düzelik taşıdığı düşüncesi, bu insanların hareketli doğaları için pek çekici değildir; din onlara, yeryüzünde insanları çalışmaktan alıkoyan bir vasıta olarak görünür.
Para kazanmayla insanın ilişkisi, artık kazanılan paranın yaşama sürecindeki maddi ihtiyaçları karşılama vasıtası olması değildir; para kazanma kişinin yaşamının amacıdır.