Bilme sorumluluğu, yapma mesuliyetini de beraberinde getirir. Aydınlanmak, bizi eyleme sevk eder. Bizi harekete geçirmeyen bilgi, yüzeyde kalan malumattan ibarettir.
Atomize edilmiş modern birey, parçalara ayrıldıktan sonra bir araya gelemeyen ve bu yüzden de sürekli arıza veren bir makine mesabesine indirgendi. Psikoloji, sosyoloji, ekonomi, istatistik gibi modern bilimler bu parçalardan birini esas alarak insanı tanımlamaya ve kendince tedavi etmeye çalışıyor fakat ürettikleri parçacı yöntemler, insanı giderek daha paramparça ve kırılgan hale getiriyor.
Özgürlük, tüketim kültürünün dayattığı tercihleri kabul etmekle sınırlı hale geliyor. Ahlaki değerler, tarihte hiç olmadığı kadar izafi hale getiriliyor. Estetik, haz duygusunun romantize edilmesinin ötesine geçemiyor.