Artık aramızdaki uzaklıktan şık bir matem giysisi diktirebilirsin kendine. Bir tek hücreni bile istemiyorum! Televizyonumun çekmediği bir kanal gibisin çünkü. Sen git bambaşka hayatların yatak odalarında sıradan insanların tenlerini süsle!
•••
Asıldüşmankim?
Uzun zamandır sayfa sayısına bakmadan akıp giden bir kitap okumamıştım ama Reşat Nuri Güntekin ve Bir Kadın Düşmanı kitabı bunu yapmayı başardı.
Daha önce adını dahi duymadığım bu kitap hak ettiği değeri görmediği için gerçekten üzgünüm. Konu özgün, işleniş güzel, kahramanlar az ve anlaşılır. Açıkçası bu eseri öveceğim çok şey var fakat eklemeden geçemeyeceğim çok şaşırdığım bir şey de var:
Şimdiye kadar bu eser nasıl olur da sadece kitap olarak kalır. İlk baktığım şey filmi olup olmadığı oldu fakat ben bulamadım, şayet varsa izlemeyi çok isterim.
SPOİLER*
Eserimiz 27 yaşında olup büyüdükçe güzelliğini kaybetmekten korktuğu için herkese hâlâ 22 yaşında olduğunu söyleyen Sâra'ya odaklanıyor. Ahh biz kadınlar ne müthiş varlıklarız.
Sâra paşa kızıdır ve oldukça güzeldir. Etrafındaki herkesin ilgi odağıdır. İstanbul'da eğlenceli bir hayatı vardır fakat bir gün köye kuzeninin düğününe gitmesi gerekir. Burada da tüm bakışlar üstündedir sadece Homongolos yani 30-35 yaşlarında olan Ziya bey onunla ilgilenmez ve tabi ki bu yüzden Sâra'nın dikkatini çeker.
PekikimbuHomongolos?
Kitabın başında nefret edeceğiniz fakat kitabın sonunda kalbi kırılmış bir çocuk olduğunu anladığınızda çok seveceğiniz baş karakterimiz yani kahramanımız olan BirKadınDüşmanı. Homongolos iyi bir yüzücüdür, bir motosiklet grubu vardır. Çevresince kadın düşmanı, her şeyle dalga geçen ve çirkin bir adam olarak bilinir. Kahramanımız da kendisini çirkin bulur, bu yüzden hayatı boyunca hiçbir kadına yaklaşmamıştır, hak etmediğini düşünür.
Yalnız olur mu öyle şey arkadaş? Kime göre neye göre çirkin? Bazen ne güzeller görüyoruz birkaç şeyden sonra ne kadar çirkin olduğunu anlıyoruz. Bir de kendisine göre çirkin olup bize göre ise muhteşem olanları