Problemli çocuklar yoktur; problemli ebeveynler, problemli öğretmenler, çok problemli toplumlar ve çok problemli okullar vardır. Çocuğu "problemli" diye işaret ederek psikoterapiste getiren yahut gönderen kim ise problemin kaynağı da başta o, sonra, hiç sorgulamadan ona inanan kişilerdir.
Unutmayalım ki çocuklarımız bizi dogurmadilar, hatta dogrulmayi da bizden talep etmediler; onları istek ve iradeleri dışında dünyaya getiren bizleriz. Bir yetişkinin çocuk sahibi olmama iradesi ve özgürlüğü vardır. Bu iradeyi kullanmayan yetişkin, doğmuş çocuğun he türlü ihtiyacını karşılamakla mükelleftir.
Anne-babanın çocuğa verdiği zararı örtbas edebilmek için anne-babalık kurumsallaştırılmış, kutsallaştırılmıştır.
Aynı şey, kuşkusuz, para karşılığı yapılan herhangi bir işten farksız olan öğretmenlik için de geçerli. Oysa iyi anne ve baba olmak, anne ve babanın çocuğu bir şekilde zarar vermesinin kaçınılmaz olduğu baştan kabul edilmedikçe imkansız.