* Kısacık bir süre de olsa hayattan uzak kalkmaktan nefret ediyordu ; tek tesellisiyse çalar saatinin beş saat sonraya kurulu olmasıydı. Neyse ki sadece beş saat kaybettikten sonra çınlayan saat tarafından bilinçsiz halde yatmaktan kurtarılışının ardından, on dokuz saatlik muhteşem bir gün daha geliyordu.
.... Bu düşünceyle alevlenen yaratıcı ruhu, bu güzellikleri sadece Ruth için değil, daha geniş bir kitle için yeniden yaratmak üzere dürttü onu. Sonra büyük bir ihtişamla o büyük fikir geldi aklına. YAZACAKTI.
Bu hayatın ötesinde bir hayat yoktu ona göre; hayat o anda ve oradaydı, sonrasıysa sonsuz bir karanlıktı. Oysa kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu... hiçbir zaman ölmeyecek olan ebedi ruh. Tanıdığı hiçbir adam ve hiçbir kadın onda ölümsüzlük fikri uyandırmamıştı. Ama kız öyleydi. Daha kendisine ilk baktığı anda fısıldamıştı bunu.