Bir sürü düşünce içinde kendini kaybediyor, kâh bir yana, kâh öte yana dönerek, oflayıp pufluyordu:
-Ah yarabbi, hayat bir türlü yakamı bırakmıyor, nereye gitsem peşimde!
yarım kalmış bir adam olduğunu, ruh güçlerinin gelişmeden kaldığını, hayatına bir ağırlığın çöktüğünü düşündükçe içi parçalanıyordu. Başkalarının zengin ve hareketli hayatını kıskanıyor; kendi hayatının yolunu bir kaya parçasıyla tıkanmış, daracık zavallı bir patika gibi görüyordu. İçinde hiç uyanmadan kalmış, biraz kurcalamış, fakat hiçbirini sonuna kadar işlenmemiş bir çok imkanlar olduğunu acı acı eziyordu…