Bir yoksulun yüzüne bakan insanda, küçücük bir vicdan kırıntısı bile varsa, o yoksula yardım etmek ihtiyacı doğar. Oysa bir markete girdiğinizde insanlarla değil, soyut bir kurum kimliğiyle muhatap olursunuz.
Kapitalizm, insanların birbirlerine merhamet duymasını engelleyebilmek için yüz yüze iletişim yerine kurumsal kimliklerin iletişimini önceliyor. Merhamet, modern ekonomik ilişkilerde en büyük günahlardan biri. Bir hesap hatasından veya stratejik yanlışlardan geri dönmek mümkün. Oysa merhamet geri dönülemez bir zaaftır artık.
Babam evde yoksa, okula giderken mahallemizdeki bakkalımızdan harçlık alabileceğimizi biliyorduk. Şimdi "bir çocuğun marketten harçlık isteyebilmesi" fikrine ne kadar uzak duruyorsak, hayat o kadar acımasız ve mekanik bir hale dönmüş demektir.