Ölüye benzeyen iki çocuğun görünümü karşısında ne yıkımlar yaşamıştı! Kendi kendine "Onlara hayat üfleyeceğim! Onları her gün yeniden doğuracağım!" derken ne yaman bir yüreklilik sergilemişti! Ardından kadınların destek bekledikleri bir erkeğin yüreğinin ve elinin önündeki engeli hissettiğinde ne büyük umutsuzluğa kapılmıştı!
— Burada bir araya gelmeden önce, aynı yaşam kürelerinde yaşıyormuşuz, siz doğudan gelmişsiniz, bense batıdan gelmişim.
Başını umutsuz bir ifadeyle iki yana sallayarak:
— Siz doğudan, ben batıdan, dedi. Siz mutlu yaşayacaksınız, bense kederden öleceğim!
Bir genç kızın sevinçlerinin, eğlencelerinin karşılığında ağır bir bedel ödüyordu, çünkü mutlu olduğunda da tıpkı bir hata yaptığında olduğu gibi azarlanıyordu.