Melisa Kesmez’in okuduğum ilk kitabıydı. İçinde on tane öykünün olduğu bu kitap beni farklı farklı yerlere götürdü. Her öyküde kendimden bir şeyler buldum. Çoğu kez öykü okumaya ön yargısı olan insanlar bu kitaba mutlaka şans vermeliler diye düşünüyorum. “Bizi” anlatan bir kitap. Bizim ülkemizden çıktığı o kadar belli ki. Galiba öykücülüğün güzel yanı da bu sıradan şeyleri vurucu şekilde anlatmaları. Kadın erkek ilişkileri, arkadaşlık, aile, gündelik bir olay, bir mektuplaşma bile öyle güzel konu edinilmiş ki kitaba. Beni çok etkiledi. Dili oldukça güzel anlaşılır. Mutlaka şans verin belki öykü okumaya böyle bir kitap ile başlarsınız.
Sen ne kadar kaçsan da, ıskalasan da, görmezden de gelsen, kafanı kuma da gömsen, kalbine kilit de vursan, hayatın sana bir diyeceği varsa, sinsi sinsi bekliyor sırasını, yıllarca. Öyle sabırlı. Öyle fil hafızalı, öyle unutmuyor hayat. Sen sabaha kadar unuttum diye sağalt ruhunu. Gömdüm san. Defter kapanmayınca kapanmıyor