esraleylan

‘Suyun rengi kabına göre olur’ sözünü anlasaydı hiç itiraz etmez ve her inanış sahibinin inandığı şeyi yine sahibine teslim eder ve ârif olur, Hakk’ı her sûrette görür ve bu şekilde davranırdı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben bir gizli hazine idim. Diledim ki, bilineyim. Beni bilsinler diye bu mahlûkātı yarattım. Lâkin ey âşık, kişi kendi nefsini bilene değin Hakk’ı bilmesi mümkün değildir.
Bugün her kim görür yârin Gören onlardır yarın Ne bilsin onda dildârın Olanlar bunda a‘mâdan
Birkaç kör "Acaba biz de fili görebilir miyiz?" diye bir yere toplanırlar. Filin sahibi bu körleri filin yanına götürdüğünde bu körlerden kimisi filin kulağına, kimi ayağına, kimi karnına ve kimi hortumuna tutunur. Akabinde başlarlar birbirleriyle kavga etmeye: Filin ayağına tutunan "Fil direk gibidir" der. Kulağını tutan "Fil sofra gibidir" der. Karnını tutan "Küp gibidir" der. Velhâsıl körler filin hangi organına yapıştıysa o şekilde fil konusunda inanç sahibi oldular. İşte taklit ehlinin durumu bu şekildedir ve onlar kendilerini bir inanca tahsis etmişler ve bir inançla sınırlanmışlardır.
Ama isterim şuna inanmanı: İyi dua eder o kişi ki sever Hem insanı, hem kuşu, hayvanı. En iyi dua eden sevendir en yürekten Büyük, küçük, tümünü canlıların Çünkü bizi de seven sevgili Tanrı Yaratmıştır ve sever hepsini onların.