Mehmet Rauf’un polisiye türündeki denemelerinden biri olan *Define*, olay örgüsünü Şark’ta görev yapan Doktor Şakir Feyzi Bey’in öznel bakış açısından (birinci tekil şahıs anlatıcı) okura aktarmaktadır.
Eserin giriş bölümünde entelektüel, ahlaki açıdan dürüst ve gizemli olaylara ilgi duyan bir profil çizen ana karakter, olay örgüsü ilerledikçe belirgin bir psikolojik dönüşüm geçirir. Bir bulmaca ve ipucu zinciri etrafında şekillenen anlatıda, yazarın kullandığı iç monologlar aracılığıyla kahramanın hırs ve şehvet gibi dürtüsel duygularının su yüzüne çıkışına tanıklık edilir.
Klasik dedektiflik edebiyatının temel dinamikleri göz önüne alındığında eser; bilinmezlik yaratma, okuru entelektüel bir sürece dâhil etme ve kurgusal beklentileri tersyüz etme (sürpriz son) gibi unsurlar açısından zayıf kalmaktadır. Kurgudaki temel yapısal sorunlar şu şekilde özetlenebilir:
Okurun vakaya dair sahip olduğu tüm veriler, anlatıcının süzgecinden geçen sınırlı bilgilerden ibarettir; bu durum okurun kendi çıkarımlarını yapmasını engeller. Olayların düğüm noktalarının çözüme ulaşma süreci analitik bir tümdengelimden ziyade rastlantılara dayanmaktadır. Kurgunun tesadüfler üzerinden ilerlemesi, rasyonalite ve mantık çerçevesine oturtulması gereken polisiye türünün doğasıyla açıkça çelişmektedir.
Eserde, yazarın olaylara ve karakterlere yaklaşımındaki didaktik tavır dikkat çekmektedir. Mehmet Rauf, metin boyunca iyi-kötü dikotomisini (ikiliğini) oldukça keskin çizgilerle belirler:
Tek Boyutlu Karakterler, Antagonist (kötü) karakterler hiçbir olumlu nitelik barındırmazken , protoganist(iyi)karakterler hep iyi ve güzel nitelikler barındırır. Olaylarda ve durum analizlerinde ahlaki veya psikolojik “gri alanlara” yer verilmez.
Okuru Yönlendirme Eğilimi: Yazar, verdiği bilgiler, yaptığı