Absürdite'yi bolca gözlemlediğimiz tiyatro metni. Bir şeyi hiç gelmeyecek ya da olmayacak olanı beklemek. İnce sembollerle işlenmiş ve insana durgunluk veren bir metin. Her birimiz bazen Godot'yu beklemiyor muyuz?
Ölüm herkesi eşitler mi sorusuna cevap bulabileceğimiz,aynı zamanda insanın bencilliğini de deneysel şekilde gözler önüne seren eser. Bilmukabele kendisi de deneyciliğe dayanmaktadır zaten.
Dijon akademisinin sorusuna yönelik bir cevap niteliği taşıyan kitap,genel görüşün zıttında,bir bilim akademisine,bilimlerin ve sanatların gelişiminin ahlakı yozlaştırdığını sunuyor. İronik.
Diline alışık olmayanları ilk okuyuşta rahatsız edebilecek bir eser. Sembollerle ve alegorilerle dolu. Büyük eleştiriler de söz konusu. 16.yy dünyasının batıl inançları dönemin aşırılıkları çılgınlıkları eleştiri konuları olmuş. Hümanızmanın manifestosu olarak adlandırabiliriz bu eseri ki Rabelais en büyük precurseurlerindendir. Gargantuanın bir dev olarak işlenmesi okuyucuya bir nevi bunu anlatmayı amaçlar. Orta Çağ karanlığına bir tepki,kiliseye,din adamlarına koca bir çağı karanlığın etkisi altına sokup insanın Dünya nimetlerinden uzak kalmasının doğruluğunu direten güçlere bir sesleniş.
Il faut cultiver notre jardin. Leibniz'in optimizm felsefesine anti-tez olarak yazılmış olan eser varoluşa ve eylemlere soru işaretleri getiriyor. Yaşam acaba mümkün olan en iyi ihtimallerin arasında mı geçiyor ya da bunun tam tersi mi? Başka bir yönden Le Travaille konusuna da değiniyor. İşin önüne geçtiği üç büyük kötülük bunların insanın hayatını nasıl etkileyebileceği ki bunu Phèdre adlı eserde de görmek mümkündür. Dahası kitabın betimlemeleri de çok etkileyici batıdan doğuya bir seyahat durumu söz konusu. Narrateur okuyucuya adeta bir ayna gibi yansıtmış zihninde resmettiklerini. Seyahatname olarak bile değerlendirmek mümkün.Keyifli okumalar.