Fiomel

Birimizin kasveti hepimize bulaşıyor böyle. Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.
Sayfa 123 - Ethem·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Olduğum yerde olmak istemiyorum ama olduğum yerden çıkıp gidemiyorum da. Evde olmak istemiyorum ama her akşam eve dönüyorum... Bir şey beni hep dışarıya çekiyor. Hiçbir yere ait hissedemiyorum kendimi. Hiçbir eve, hiçbir aileye, hiçbir topluluğa.
Sayfa 120 - Ethem·Kitabı okudu
"Kendine sorsan, sen neden gidemedin?" Ben neden gidemedim sahi? Bu kadar çok gitmek isteyip de neden gidemedim? Hep gitmek istedim ben ama, bunun şu yaşımla alakası yok, ben hep gitmek istedim olduğum yerden hep kaçtım. Küçükken evden kaçardım... Ama armut ağacına çıkıp bizim eve bakıyordum. Orada değilim ama ordayım. Evden kaçıp yine evi izliyordum. Buna ömrüm boyunca devam ettim.
Sayfa 119 - Ethem·Kitabı okudu
...Ama kendimi kovamıyorum. Kendimin içinden çıkıp gidemiyorum. Bedenim ruhumun betonu gibi, çık içinden çıkabilirsen.
Sayfa 13 - Ethem·Kitabı okudu
-"Onu sevdiğine pişman mısın?" -"Onu sevdiğime değil, daha erken bulamadığıma pişmanım." -"Ama o gitti kardeşim... Gitti ve arkasında bıraktığı tek şey yoğun bir acı oldu. Bu kadar çok acı çekerken onu sevdiğine nasıl pişman olmazsın?" -"En başa dönseydim yine onu severdim, Efil... Onu sevmek o kadar güzeldi ki sonu ayrılık bile olsa yine onu severdim."
Bige - Kadem