Kitap bir günde geçiyor, o bir günü hem geçmiş hem şimdiki zaman ekseninde ele almış yazar. Karakterin iç dünyasını ve yaşadıklarını bir elmanın kabuklarını soyar gibi aça aça ilerlemiş.
İlhan, Attila İlhanı çok seven bir şair adayı. Şiirler yazıyor, dergilere gönderiyor ama pek sonuç alamıyor o da kendi kurduğu yayınevi üzerinden yayımlıyor şiirlerini. Çocukluğunda yaşadığı baba eksikliği dolaylı olarak ilişkilerini de etkiliyor. Hep eksikliğini hissettiği o sevilme duygusunun arayışı içinde debelenip duruyor hayatı boyunca.
Kitabı okurken en sevdiğim kısım arka planda Ankara’nın sürekli bi yerlerden kendini göstermesi oldu. (Dikimevi, Hamamönündeki müzik aletleri satan dükkanlar, Saimekadın.. )okurken direkt aklıma anılarım geldi ve ister istemez gözümde canlandı yerler. Bildiğiniz yerleri kitaplarda okumak bence o kitaptan size geçebilecek duyguları da artırıyor.