Bi önceki okuduğum kitaptaki gibi bilgeliği insanüstü bir şekilde tanımlamış. Normalde özgüvenli insan özelliği sayılabilecek; hakaretlerden etkilenmemek, haksızlığın etki etmemesi, yani özetle yersiz insanların lafının tesirinde kalmamayı kendince belli grupları hor görerek yapmış: köleler, çocuklar ve en kötüsü de kadınlar… 2000 yıl önceye ait bir kitapta şu ankine benzer (yine de şu an feminizm sayesinde daha iyi durumdayız) cinsiyetçilikle karşılaşmak ve gerçekten tamamen alakasız yerlerde bahsinin geçmesi şok etti beni.
Dürüst olayım, Seneca’nın sadece iki eserini okudum ve lafı gereksiz uzatması, bazen dedikodu yaparmışcasına kişilere aşırı takılı kalması kısa eserlerinin bile okunurluğunu düşürüyor. Felsefe okumalarına yakın başladım. Belki de daha modern filozoflar okumam gerekiyordur. En azından eski filozofları zaten hazmetmiş olarak felsefe yapanlardan.