Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerlerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi.
Ancak kadınla arasında bir nefes vardı. Aralarındaki uzaklık bir hayat kadardı. Üzerindeki takım elbisenin rengi siyahtı ve sabah evden çıkmasının nedeni, aşık olduğu kadının cenazesine katılmaktı.
Belki de sadece bu beni üzüyor: Kim olduğunu bilmemek. Ancak önemli değil. Çünkü kim olursan ol, bana dönüşeceksin. Bittiğin an başlayacağım. Sana, yaratarak yok olmanın anlamını ezberleteceğim. Kendinle ve hayatınla vedalaş. Okuduklarını reddetmeye çalışsan bile belleğin sana ihanet edecektir. Gözlerinden girip zihninden çıkan her bilgi, sahip olduklarından birini yok edecek. Benimle savaşma. Çünkü kazanırsan, kaybedersin.
"Şiirin gücü halkı egemenliği altına alacak; onlara bunu göstereceğim. Yüz buruşturmalar mı yoksa güzel mısralar mı? Kim kazanacak göreceğiz!"
Ne yazık ki oyunun tek izleyicisi kendisiydi!
kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
hapislerde de yattım büyük otellerde de açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım
yemek yok gibidir
otuzumda asılmamı istediler kirk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de