David Hunter serisinin 5.kitabı. Açıkcası çok büyük bir beklentiyle okumaya başlamıştım. Ama serinin diğer kitapları kadar mükemmel değildi. Genelde polisiye/gerilim kitaplarında olay örgüsü ve mekanlar birbirine benzer. Bu kitapta ise çok farklı. Körfezler ve bol bol sulu maceralar hakimdi. Bu kadar çok suda geçen polisiye kitabı okumamıştım. Hikayede ilginçti aslında. Dediğim gibi bu kategoride ki birçok kitaptan farklı yazılmıştı. Kitabın sonunu çok beğendiğimi söyleyemem. Malum platformdaki gençlik dizileri gibi karakterler mevcuttu. Tartışmaya baya açık. Şahsen ben bu tarz görüşleri hoş bulmuyorum. Daha farklı karakterler ve son olabilirdi. Serinin devamı büyük ihtimalle gelir. Umarım çok beklemeyiz :)
Paula Hawkins
Orijinal Adı: The Girl On The Train
Yazarın ilk kitabı. Kitap üç kadın karakterin ağzından aynı olayların kendi bakış açılarıyla olan anlatımıyla ilerliyor.
Başlangıçta ana karakterimiz Rachel var. Rachel hergün işe giderken bindiği trende kendini oyalamak için dışarıyı izler. Bir gün yine dışarıyı izlerken bir ev ve evdeki çift dikkatini çeker. Çiftle ilgili tahminlerde bulunup ne kadar romantik olduklarını düşünüp hayaller kurar. Bir gün yine romantik çifti izlerken hayallerini yıkan bir olaya şahit olur ve asıl olaylar başlar . Aşk, depresyon, gerilim ve bunların yanında bir de cinayet!!
Gerilimi bana biraz az geldi açıkcası . İzlemek isteyenler için filmi de mevcut.
Keyifli okumalar...
Lisa Gardner
Orijinal Adı: In the blood
Lana psikolojik sorunları olan ve kimlik kargaşası yaşayan genç bir kız. Annesinin vasiyeti üzerine okuldan kalan zamanlarda işe girer. On bir yaşındaki sorunlu bir çocuğa bakıcılık yapmaya başlar. Çocuğun davranışlarını kendi küçüklüğüne benzetir. Bu yüzden kendini ona yakın hisseder ve bu işi bırakmak istemez. Ama bu çocuk sadece ''sorunlu'' değil aynı zamanda Lana' nın sırlarını bilen çok zeki bir çocuktur. Lana sırlarını maziye gömmüş hayatına devam ederken bu çocuk nasıl onun geçmişini ve şimdiki hayatında olan şeyleri bilebilir? Özet kısmını okuduğunuz da bir ergen kitabı sanırım diye düşünebilirsiniz ama öyle değil. :) Kitapta birçok farklı konuya vurgu yapılmış. Anne olmanın zorluğuna ve bir çocuk yetiştirmenin kolay olmadığına vurgu yapılması gibi... Hayatta herşeyin hayal ettiğimiz gibi olmayabileceği gibi...Ters köşe ve sürükleyici bir kitap. Zaten Tess Gerrıtsen '' Kesinlikle okuduğum romanların en iyilerinden biri diyebilirim!'' dediyse o kitap olmuştur. :) Altını çizmek istediğim çok fazla söz vardı ama ben en sevdiğimle yorumumu bitiriyorum. “Sopalar ve taşlar kemiklerinizi kırabilir ama kelimeler kalbinizi incitir.”