eylül

varlığın sonsuzlaşması, sınırsı bir zenginliğe varması mıdır tanrı? böyle ise, tasarımı ile gerçekliği arasında bir ayrım yok demektir. ya ancak onun istediği varolur ya da o ancak varolanı ister. yani, buyruğu özünü oluşturur varlığının. hiçbir şey dışına çıkamaz bu buyruğun, tanrı'nın isteğini aşamaz. öyle ama, o zaman da buyruk dememek gerekir buna. çünkü bu durumda tek başına bir varlık olmaktan çıkar tanrı. "yarattıklarıyla bir ve aynı şey olur." evrensel, değişmez ve sonrasız bir bütün. gelgelelim evrensel sessizdir. bir şey istemez, bir şey almaz, bir şey vermez. cezalandırmadığı gibi sevindirmez de. ne doğrulayabilir ne de yanlışlayabilir. ne iyimser kılınabilir ne de kötümser. kısacası: "o vardır!"
Sayfa 43·Kitabı okudu
Reklam
demek ki her sevinç bir tasarı öncelikle.
Sayfa 27·Kitabı okudu
bir üniversiteli kız tanımıştım. spor, kumar, politika çevrelerine giriyor, serüvenler arıyor, yosmalığı da elden bırakmıyordu. her tarakta bezi vardı yani. gerçekte deneyler geçiren bir öğrenciydi; ama o, bunu bir türlü anlamıyordu. böyle yapmakla, yaşantılarını çeşitlendirdiğini sanıyordu. oysa, yaşamının birliği çeşitli anları onda birleştiriyordu. bir aydın, işçilerin yanında bulunmakla işçi olmaz. işçilerin yanında yer alan bir aydın olur yalnızca.
Sayfa 22·Kitabı okudu
teknikler, insanın dünyaya mâl edilme biçimleridir.
Sayfa 20·Kitabı okudu
bu öznel yönelişledir ki benden başka olanla aramdaki ayrım silinebilir. bu yönelişledir ki benden başka olana «benimdir» diyebilirim. çünkü, beni benden başka olanla birleştiren bağı yalnız ben yaratabilirim. yarattığıma göre de ben, bir nesne değilim, kendimden başka olana doğru giden, kendimi aşan bir tasarıyım, bir aşkınlığım, yücelmeyim. önceden belirlenmiş, yörüngesi çizilmiş bir şey değilim ben. seven, hareket eden, isteyen bir varlığım.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Reklam