teni bütünüyle örtüyor beni; aynı kılıfa hapsolmuş, aynı tohumun iki yarısı gibiyiz biz. beni yutabileceğin kadar küçülebilmek isterdim, hani kraliçeler olur masallarda, bir mısır ya da susam tanesi yutarak gebe kalırlar. ben de o şekilde bedeninin içine yerleşirdim, beni taşıyıp doğurasın diye.
"ölüyorum güzel," dedi çirkin, eski boğuk mırıltının yerini kırık dökük bir fısıltı almıştı. "beni terk ettiğinden beri hastayım. ava gidemiyorum, narin yaratıkları öldürmeyi içim kaldırmıyor artık ve yemek yiyemiyorum. hastayım ve ölmeliyim; ama mutlu öleceğim çünkü bana veda etmeye geldin."