fakat elinin altındaki ilkelere şu ikisini de ekle: birincisi, şeyler ruha temas etmez, daima onun dışında ve hareketsizdirler; bütün kaygılarımız içimizdeki düşünceden doğar. ikincisiyse, gördüğün hemen hemen her şey kısa sürede değişecek, hatta artık var olmayacak. böyle ne kadar çok değişikliğe bizzat şahit olduğunu hiç aklından çıkarma.
dünya değişimdir, yaşamsa kanaat.
başkalarının verdiği imkânla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükûnete ihtiyaç duyma. özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil.
üç bin yıl ya da bunun binlerce katı fazlasını yaşayacak olsan da hiç kimsenin hâlihazırda sürdürdüğü hayattan başka bir hayatı kaybetmediğini ve kaybetmekte olduğu hayattan başka bir hayat yaşamadığını unutma.