Artık daha fazla amaçsız dalaşına: Çünkü kendi hatıralarını ve iyi bildiğin Eski Romalılarla Hellenlerin işlerini
anlatan, ileriki yaşlar için sakladığın yazıların bazılarını okuma niyetin yok. Kesinlikle gerçekleştirmek istediğin şeyler
için hızlan, boş umutları defet, eğer kendinle ilgiliysen, hala
müınkünken kendi yardımına kendin koş.
Pek çok şeyden kesinlikle kurtul, yalnızca bunların
pek azını aklında tut; ayrıca herkesin şimdide, sadece bir anlığına yaşadığını hatırla. Kalan günlerimiz ya geçip gitmiştir
ya da bilinmezdedir.
Kamu yararına değilse, hayatının kalan kısmını, başkaları hakkında düşüncelerle yıpratma. Çünkü bir başkasının işlerine, ne düşündüğüne, neyi yapıp ettiğine, neyi ne
amaçla söylediğine, neyi aklından geçirdiğine, neyi planladığına ve bunun gibi diğer şeylere kulak asarsan kendine özgü
yönetici ilkesiyle ilgilenmekten uzaklaşırsın.
Sonuç olarak her yerde, olup biten her şeyi kavrayacak
hissiyata ve derin bir anlayışa sahip bir insan, sonuçların
sonucundan kaynaklanan herhangi bir şeyi bile hoş bulur,
hemen hemen hiçbir şey ona faydasız görünmez. Vahşi hayvanların kocaman açılmış ağızlarına bakmayı, büyük res-
sam ve heykeltıraşların hayvanları tasvir ettikleri eserlerinden daha az hoş görmez.
Yalnızca hayatın her gün geçip gittiğini, daha az bir
parçasının kaldığını düşünmememiz gerekir; insan çok uzun
yaşarsa, aklının gerçekleşen olayları kavramaya, tanrıların
ve insanların tecrübesi üzerine düşünmeye yetip yetmeyeceği
de belirsizdir. Çünkü bunamaya başlasa da kuşkusuz nefes
alıp vermesi, şişmanlaması, düşünmesi, arzuları ve bunun
gibi diğer meziyetleri eksilmeyecektir: Fakat bizzat kendisini
Kullanma, elinden doğru dürüst bir şeyler gelmesi, verilen
görevlere uygunluk, görünen şeyleri açıkça tanımlayabilme ve hayatının sonuna gelip gelmediğini tespit etme gibi
eğitim gerektiren şeylerde karar alabilme ihtiyacı zamanla
zayıflar. Demek ki yalnızca ölüme her an yaklaştığımız için
değil, anlama ve kavrama yeteneğimiz daha önce azaldığı
için de acele etmeli.