Marx'ın yitik cennet yanılgısı burda. Devleti ortadan kaldırmak gerçekte hiç bir şeyi değiştirmeyecektir. Çünkü: ortadan kalkacak olan onun ruhu değil, biçim ve görünüşleri olabilir. Yoksa, devletin gerekli dozdaki katılığı, realizmi ve gerekli dozdaki af ve merhameti, insanlar için kaçınılmazdır ve şu veya bu biçimde insanlıkla birlikte sürüp gidecektir. Hazreti Yusuf'un buğday biriktirimi ve dağıtımı planlamasında da bu en reel yanıyla belirir. Af ve merhamet olaylarında da.
Devlet, en çok ilâhî kudretin göründüğü insanlık kurumu ya da kuruluşudur. Yitik Cennet'e kendi örgütlenişleriyle varmak için insanlar, devletten geçerler...
Hayat, Allah'a tapmaya hazırlanış, tapma ortamını hazırlayış, tapış ve tapınmadan çıkış dönemlerinden oluşan bir genel tapınma olayıdır. Tapınmadan çıkış bile, gerçekte bir çıkış değil, bir ayrılış ve kopuş değil, yeniden girişe hazırlanmak için geçici bir ayrılıştır.
İnsan, Yaratıcı'nın önünde eğilendir; Tanrı önünde eğildiği gibi, Tanrı yolunda da eğilendir. Buna karşılık, o, kendi nefsi önünde eğilmeyen, tabiata râm olmayan, eşyanın ve maddenin buyruğuna girmeyendir.