"İnsana aynı yerde iki kere yıldırım çarpma olasılığı ε'den daha küçük, şayet ε mikroskobik küçüklükte bir birimse," olmuştu Epsilon'un bana söylediği ilk şey. "İnanılmaz bir şey." Gerçekten ne kadar inanılmaz olduğunu bilmiyordu, çünkü bana hiçbir şey çarpmamıştı daha önce. Şişenin ağzı bana hiç çevrilmedi, komşu çocuklar saklambaç oynarken asla bulunmadım, Noel günü muhallebinin içindeki bademi hiç bulmadım ben. Annem ve babam bulurlardı sırayla, önceden bilirdim neredeyse hangisinin bulacağını.
Epsilon işteyken evde yalnız kalıyordum, pek bir şey yapmıyordum. Bakacak bir çocuğum yoktu ve yüzeysel temizlik yapıyordum. Yükseklere hiç uzanmadım. Düzensiz aralıklarla küçük içki kadehlerimizi yıkardım, ama şimdi düşünüyordum da çok az şey yapmışım, anlamlı hiçbir şey yapmamışım.