augustine

İnsan en çok sevdiği şeyleri konu ederse sanatta başarılı olurmuş.
Sayfa 397·Kitabı okudu
Reklam
Yaşadığım anları o an yaşıyormuş gibi hissetmezdim kendimi. Sanki uzaktan o ânı seyrediyormuş gibi hissederdim. Gövdem tıpkı bir başkasının gövdesi gibi bir tiyatro sahnesinde şimdiyi yaşarken, ben biraz uzaktan kendimi ve Füsun'u seyrederdim. Gövdem sanki bugündeydi, ruhum ise uzaklardan ona bakıyordu. Yaşadığım şu an, hatırladığım bir şeydi.
Sayfa 395·Kitabı okudu
Çukurcuma'daki evde yediğimiz akşam yemeklerinde, çok sık olmasa da düzenli aralıklarla kapıldığım bir duyguya, filme rağmen ya da film yüzünden kapılmıştım. Tıpkı gittikçe daralan bir odadan çıkamamak gibi boğucu bir rüyadan çıkamamak duygusuydu bu. Zaman sanki gittikçe daralan bir şey olmuştu.
Sayfa 395·Kitabı okudu
Bazan "Resmine bakalım mı Füsun?" derdim ben ve bazan bakardık ve o zaman Füsun'la yaptığı resme bakarken, her zaman mutlu olduğumu anlardım.
Sayfa 380·Kitabı okudu
Bazan yalnız kendimin değil, hepimizin çok önemsiz olduğunu derinden hissederdim.
Sayfa 379·Kitabı okudu
Reklam