eliffa

Maveraünnehir seferi münasebetiyle Orhun kitabelerinde ilk defa Müslüman Arablar(=Tezik) zikredilmiştir. (İranlıların Araplara verdikleri Tâzî adından / Tayy adlı Arap kabilesinden / gelen Tezik, Türkler tarafından sonraları İranlılar için kullanılmıştır: Tacik).
Sayfa 115
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşlı bir Moğol bilge kişisi Cengiz Han’a şöyle demişti: “Bütün fetihlerinizi at üstünde yaptınız, ama ayağınızı yere basmadan oraları yönetebilir misiniz?” yüzyıllar sonra, bu sözlerin altında yatan gerçeği Napolyon şöyle ifade etmiştir: “Süngülerle her şeyi yapılabilir, ama üzerine oturulamaz!”
Sayfa 74·Kitabı okudu
Kemalizm-Ordu ilişkisini değerlendirmeden önce, genel düzeyde altın çizmemiz gereken bir nokta daha var: O da geleneksel sağ-sol ayrımının, askerlerin siyasal eğilimlerinin belirlenmesinde her zaman geçerli olmadığıdır. Askerlerin siyasal, tercihleri, belirli ideolojilerden çok belirli kurumlara ya da belirli olaylara yönelik olarak oluşur . Örneğin kralcı-cumhuriyetçi ayrımı veya laik ile anti-ne oldu be laik ayrımı askerlerin siyasal tutumlarının belirlenmesinde soyut bazı ideolojik değerlendirmelerden daha geçerli olabilir. Askersel yaşamın kendine özgü koşulları ve eğitim biçimi, sadece ya da solcu bir ideolojinin aynen benimsenmesine genellikle izin vermez. Örneğin Fransa’da 1900-1940 arasında milletvekilli yapmış olan askerlerin çoğunluğu sağcı sayılıyordu. Gelenekçi ve milliyetçiydiler. Ama sonun önerdiği toplumsal reformlara, ekonomik çıkar gruplarının temsilcileri kadar karşı çıkmıyorlardı. Türk yakın tarihi de bu açıdan aydınlatıcıdır: 27 Mayıs sürecinde Kemalizm’i 1960’lara taşımış olan ilerici bir anayasayı getiren de askerlerdi; 20 yıl sonra 12 Eylül pençesi altında Kemalizm’in hemen tüm kurumlarını yıkan, Atatürk’ün vasiyetini bile çiğnemekten çekinmeyen de…
Sayfa 74·Kitabı okudu
“Düşünce akımlarına karşı, düşünceye dayanmayan güçle karşılık vermek, o akımı yok etmedikten başka; herhangi bir kişiyle, herhangi bir insanla konuşulduğu zaman onun herhangi bir düşüncesini güç zoruyla reddederseniz o direnir. Direndikçe kendi kendini aldatmakta daha çok ileri gidebilir. Bu nedenle düşünce akımları, baskıyla, şiddetle, kuvvetle reddedilemez. Tam tersine güçlendirilir. Buna karşı en etkili çözüm, gelen düşünce akımına karşı, bir düşünce akımı vermektir.”
Paranın İcadı
Ama sanmayın ki insanlık bir anda bugünkü modern anlamıyla para fikrine ulaşıyor. Aşama aşama gelişiyor bu fikir. Bugün İsrail'in para biriminin adı "şekel". Şekel kelimesi, İbraniceden de eski bir dil olan Sümerceden geliyor. Yani tarihin ilk devletlerinden birinin dilinden. Sümer dilinde Şekel, belli bir miktar arpa demek. Madeni bir para olan Şekel'in karşılığı devlete ait depolarda duran arpaydı. Bir madeni Şekel, 160 veya 180 arpa tanesi anlamına geliyordu, yani kabaca 11 gram arpa. Bugün bu çeşit paralara "emtia para" diyoruz. Karşılığında belli bir miktar ticareti yapılabilir mal veya ürün garanti edilen para yani. Ve "para"nın bu en ilkel, en birinci halini bugün de kullanıyoruz. Bankaya gidip "altın sertifikası" veya "konut sertifikası" aldığınızda, ta Sümer uygarlığı tarafından icat edilmiş bir fikri alıyorsunuz aslında. Burada önemli olan şey, şekelin değerinin devlet tarafından garanti edilmesi. Bu garanti meselesi çok önemli; elinizdeki paranın somut bir karşılığı olduğunu herkesin bilmesi ve buna güvenmesi ticareti mümkün kılıyor. Bugün cebimizde taşıdığımız paranın ise hiçbir karşılığı yok. Ona da "fiat para" diyoruz. "Fiat" kelimesi "olsun" manasında. Değeri devlet tarafından garanti edilen para yani.
Sayfa 27