Şimdi ilaçsız bir zihni hiç olmadığı kadar özlüyorum. Bana verdiği tüm görkemli imgeleri, onları şiirlerde ve öykülerde kullanabilmeyi özlüyorum. Acının doğurduğu bir ilhamlar bütününü her bir parçamla istiyorum. Gözüm görmezken hiçbir şeyi, tüm putları bir bir yıkıp geçerek adımladığım yolu hiçbir harita vermiyor bana artık. Evet, sanıyorum ki bir hastalığın semptomlarından kurtulmak maddeyi özlemekle eşdeğer. Sevgili bipolar, sana sayısız mektup yazdım ki bu oldukça komik. Senin bana verdiğin muhteşem günleri özledim ve rezil günlerine lanetler okudum. Artık ilaçlar sayesinde ehlileştin. Ne maninin göz alıcı, insanı zamandan koparan ayları uğruyor ne de depresyonun kara bir psikoza hapseden ayları. Böylelikle yıllardır aradığım bir ortalık halini elde etmiş bulunuyorum. Ne var ki mutlu değilim. Şimdi bir bağımlı gibi eski zamanların uçarılığını özlüyor ve bu renklerinden arınmış dünyayı sevmiyorum. Gözlerimin pek alıştığı aydınlığı, gözlerimin pek alıştığı karanlığı arıyorum.
Cennet kadınları kimlerdir Gerçek bilgelik her soruya cevap bulmakta değil sorulmamış soruların derin sessizliğunde kaybolabilmektir Özgür Yüce Es selam Aleyküm ve Rahmetullah diyip Allahı anarak es selam sözü ile başlayalım hepinize selam bereket olsun 1000k ailesinin üyesi bilgelik sükutu korumak iledir susan kurtulmuştur bilgelik insanın hayata bakış açısı yorumlama kapasitesidir buda takva ve teslimiyet ile olur bilgelik sahabenin şu sözünde saklı Resulullah SAV den haber almadan ne lokma yer nede bir şey içerim ne güzel bir ilim ne güzel bir bilgi evet bilgi ve ilim odurki zihninizi körleştirmesin size güzel bir müjde versin Hz Fatma babasına annelik bile yapan ehlibeytin annesi Hz Hatice cennetle müjdelenen efendimizin yoldaşı Cebrail bile haya ederdi Hz Haticenin ismi anıldığı zaman Charlie Charlie Mackesy şunu der Acaba öğrendiklerini unutma okulu diye bir şey var mı?' evet kimi isimler unutulur eskir hatırlanmaz ancak Hz Muhammed efendimizin hadisleri övdüğü cennetle müjdelenen dört kadın onların ismi hiç unutulmaz daima hatırlanır sayın özgür yüce bey işte gerçek bilgi budur ya rıza lokmasına ulaştırır yada bizi fazilete eriştirir zihnimizi boşlukla doldurursak köreltiriz o halde büyüklük ancak Cenabı Hakkın yanındadır kendimize Hz Meryem Hz Asiye Hz Hatice ve Hz Fatmayı örnek alalım o zaman övülen bir fazilete erişiriz HZ Meryem ve topraktaki iz kimse gelmedi bir iz bıraktın gidişine, kapı aralığında kalmış bir bakış gibi. ne sen döndün ne de zaman, o andan sonra ileri aktı. Mehmet DEMİR-kimse gelmedi Allahın selam ve bereketi üzerinize olsun Es selam Aleyküm ve Rahmetullah edebiyat defterinin saygıdeğer şairi Mehmet Demir bir iz bıraktın gidişine ne sen döndün ne zaman ileri aktı o andan sonra diyor kıymetli şiirinde işte Cennet Kadınlarının ilki
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bunaklarımın seslerinden yoruluyorum. O kadar konuşup bağırıyorlar ki. Hiçbir dengeleri yok. Uçlardalar. Ya yerin dibi ya uçurumun ucu. Albayım neden böyleyim? Ne zaman bitecek bu? Evet haklısın bitmeyecek. Sadece dönüşecek. Dönüşmeyi öğrenmeli. Ama niye ben her şeyi kendi kendime öğrenmek zorundayım? Ama narlarımız var dimi. Haklısın narlarımız var. Nar en zahmetli meyve. Bir insan bir insan için nar ayıklıyorsa ve de o narların içerisinde hiç beyaz kısımları bırakmıyorsa bu çok değerli bir şey değil mi? Narlara tutunalım. Narlar kırmızı. Tutunamamaya tutunalım. Tutunamayanlar kitabı da kırmızı.
Tutuyorum evet tutamadığım sözleri Sabah kalkıp yine seni yine özlerim
1000Kitap
ÇÜNKÜ HAKİKATİN MAHALLİ "KALB"TİR...
(...) İnsan nihâî anlamda içinden geldiğini yapmalı, içinden geldiği gibi yaşamalıdır. Elbet dünya hayatının zorlukları vardır, engelleri vardır, kısıtlamaları vardır. Ama istikâmeti içinin seçmesine izin vermelidir insan. Çünkü kalbi, eğer onu hâlis tutabilirse, doğru istikameti gösterecek tek pusuladır. Bu kadar kafa karıştırıcı dış sesin arasında insan iç sesinin ne dediğine mutlaka can kulağını vermelidir. Çünkü hakikatin mahalli kalptir. Ama ya nefsaniyetin sesi? O da içimizdeki bir fısıltı değil mi nihayetinde? Evet, o da içimizdeki bir fısıltı ama içimizden gelen bir ses değil! İnsan bu ikisini birbirinden ayırt edebilmek için kendi kalbinin sesine âşinâlık kesp etmeli. Nasıl olacak bu? Herhalde dış seslere tamamen açılıp, kendi iç sesimize sağırlaşarak değil! -Gökhan Özcan, "O Derin Sızı...", yenisafak.com/yazarlar, 25 Haziran 2026-
gökhanözcanyazıları
Tutuyorum evet tutamadığım sözleri Sabah kalkıp yine seni yine özlerim
1000Kitap