"Her insanın bir dönüm noktası vardır...
Bir gün öyle bir şey olur ki, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını hissedersin. Bir zamanlar seni paramparça eden şeyler şimdi sadece sessizlik bırakır içinde.
Üzülememek, kızamamak, umursamamak...aslında güçlenmenin en sessiz halidir. Ve o an anlarsın; artık hiçbir şey seni yıkamaz, sadece değiştirir."
Mademki hiçbir şeyi değiştirmeye iktidarı yoktu, her şey evvelden çizilen bir yolda yürüyecekti,o halde aklı başında bir insan, olanları tebessümle seyredip sırasını beklemeliydi.
İçimizde şeytan yok... İçimizde acizlik var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.