... dey nailed him to the cross, nailed him to the cross.
... onu çarmıha gerdiler, onu çarmıha gerdiler.
Evet, bugün pazar ve odamız kızartma kokusuyla dolu ve bu koku beni ağlatabilir, ete hasret çocukların sevincine ağlayabilirim.
... and he never said a mumbaling word - diyor zencinin şarkısı.
... ve o hiçbir şey demedi.
Sayfa 53 - Cem Yayınevi, Karakter: Kaete·Kitabı okudu
Çünkü sonunda kesin olarak ayağa kalkıp iskemleden beremi aldığım vakit, onların yalnız kalmaktan korktuklarını sezdim. Kitaplardan, sigaralardan, çaydan korkuyorlardı; akşamdan korkuyorlardı; evliliğin bezginliğinden ürktükleri için yüklendikleri sonsuz iç sıkıntısından korkuyorlardı.
Doktorun karısı kanamış bacakları, ezilmiş karnı, vahşetin izlerini taşıyan çıplak memeleri, ısırılmış omuzlarıyla bu pörsümüş bedeni kollarıyla kavrayarak yerden kaldırdı. İşte benim bedenimin resmi diye düşündü. Buradaki bütün kadınların bedenlerinin resmi. *Onunla bizim aramızda bu hakaretlerle bizim acılarımız arasında sadece tek bir fark var, bizler şimdilik hâlâ hayattayız.*