Yalnızca ve orada durup kadınların balkondaki konuşmalarını, gülüşmelerini, yağmurun sesini ve dökülen suların şırıltısını işitmişti. Sabun kokusunu da solumuştu, sonra kanapesine geri dönmüştü. Dünyada yaşamın hâlâ sürdüğünü o dünyada kendisine bir yer olup olmadığını düşünmüştü.
Bir örgüt, bedenimiz de örgütlü bir sistemdir, örgütlü kaldığı sürece hayatta kalıyor. Ölüm ise örgütsüzlüğün sonucundan başka bir şey değil. Bir körler toplumu yaşamını sürdürebilmek için nasıl örgütlenebilir? Örgütlenmek yeter, örgütlenmek bir bakıma görmeye başlamak demektir.
Annemle babamın bu ölülerin arasında olmadığını kim bilebilir ki, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, bense onların yanından geçip gidiyorum ama görmüyorum. *Ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek çok eskiden beri insanlığın alışkanlığıdır* dedi doktorun karısı.