Kitabın atmosferini beğendim. Fantastik unsurları çok güzel işlenmiş, akıcı, bol diyalog içeren, bölümleri kısa kısa, betimleri sade ama anlaşılabilir bir kitaptı. Karakterlerin diyalogları da oldukça komikti. Arkadaşlıkları çok samimi bulduğum ve gerçeklikle bağdaştırabildiğim için çok sevdim.
FAKAT...
Sözde ana karakter Fallon o kadar saçma bir kız ki aklı yeni yetme ergenler gibi çalışıyor resmen. Genç yetişkin bir hikaye desem değil. Düşünceleri cinsellikten öteye zar zor geçiyor. Aklından geçen tek şey yana yakıla bittiği prens Dante. Ölüm tehlikesi geçiriyor yine Dante. Dante'yle evlenecem ille de Dante diye diye kitap bitti. Dante kadar kafana taş düşsün e mi Fallon. Bu arada ilk yüz sayfa içerisinde bu çiftin olmayacağı o kadar belliydi ki bu bilgi spoiler kategorisine bile giremez. Öte yandan bunun biraz da yazarın kalemine bağlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü oldukça basite kaçmış. Mesela gizemli bir sorun var ve biri diyor ki ya öyle değil böyleyse? Ya da Fallon bir şey düşünüyor böyle bir ihtimal de var bu da olabilir diyor ve ne kadar bu biçimde yazılmış cümle varsa sonuç o ihtimal oluyor. Kaldı ki tahmin edilemeyecek bir sonu da yoktu kesinlikle.
Fantastik dünyasını çok sevebileceğim bir kitaptan ilk defa bir ana karakter yüzünden soğuduğum için devam etmek istemiyorum maalesef.