Annem ve babam kaç senelik evliler kuzen oldukları gerçeğini hâlâ atamadılar üzerlerinden. Annemin telefonunda babam "kocam" diye kayıtlı olsa da babama "Selami" diye sesleniyor. Babam benim gibi garibim. Hiç bir şey demiyor. "Hanım" gibi bir şey dediğini bile hatırlamıyorum. Babam mesela arkadaş çevresinde annemden bahsederken "benim hanım" diye bahsediyor. Babam benim üst modelim olduğu için şimdi annemden "Süsen böyle böyle diyor" dese arkadaşları "Selami abi 'Süsen kim?'" derler. Bu "abi", "hocam" tabirleri herhalde babamdan genetik miras kaldı bana. Babamın abisi yaşındaki arkadaşları da "Selami abi" diyor.
Erkeklerin senin bacak arana güvenmek istiyorum gerginliği, sadece erkekler tarafından değil kadınlar tarafından da başka bir kadını kahretmek amacıyla yapılıyor. Evliler bile bunun ne demek olduğunu hiçbir surette bilmezken kaldı ki evli olmadığın bir kadına ya da çocupa bunu yapma hakkını kendinde görmek kustuğunu sanmaktır.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ben insanların neden evlendiklerini merak ediyorum. Aşk için diyorlar ama ben ondan şüpheliyim. Elbette bazen o da oluyor, aşk için olanı yani. Fakat bana kalırsa erkeklerin çoğu (kadınlardan hiç bahsetmiyorum bile) özgürlükten nefret ediyorlar. İnsanlar aşk için değil âdet böyle olduğu için, yalnızlık karşısında dehşete düştükleri için evleniyor. Üstelik insanların çoğunluğu mutsuz... ve inanıyorlar ki... nasıl diyeyim? Evliliğin getirdiği bitkinliğin, o devamlı huzursuzluk halinin, mutsuzluğa bir çözüm olacağına inanıyorlar. Erkekler evli olmasalar mutlu olacaklarını düşünüyor; kadınlarsa kocaları başka biri olsa mutlu olacaklarını düşünüyor. Evliliğin sırrı bu işte: Mutsuzluğuna bir sebep yakıştırabilmek için mükemmel bir mazeret sunuyor bize. Evliler evli oldukları için mutlu olamadıkları ya da o kişiyle evli olmasalardı mutlu olacaklarını ve şu hayatta hiçbir şey başaramadılarsa buna evliliklerinin müsaade etmediğini düşünüyor. Evlilik aynı zamanda kendi işe yaramazlıklarına bir bahane olma görevi de görüyor. Bazen ayrılıyorlar, bir daha evleniyorlar ve birkaç ay sonra ya da şansları yaver giderse birkaç sene sonra eğer hâlâ olağanüstü bir şey başaramadılarsa yine mutlu olamıyorlar. Ama böyleyken bile hâlâ evliliğin mutsuzluklarını açıklamada kullandıkları mükemmel bir mazeret olduğunu fark etmiyorlar. Héctor Abad Faciolince Banu Karakaş Angosta
Alıntı
İSLAM'DA ZİNA (M.S 627-628) Kuran'da gönüllü birliktelik zina olarak kabul edilirken, tek taraflı gönülsüz birliktelik zina sayılmamıştır. Gönüllü Birliktelik: Nur Suresi 2. ayete göre, evli olmayan ve birbirini seven iki kişinin rızaya dayalı birlikteliği Kur’an’a göre zinadır ve her ikisine de yüz sopa (had) cezası verilir. Evli kişiler için ise klasik yorumlarda recm (taşlama) cezası uygulanır. Kur’an’da recm cezası açıkça geçmemesine rağmen, Nur Suresi 2. ayetin tefsirinde evliler için recm görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Recm cezası, Âişe’nin “İfk Hadisesi”nden önce uygulanmıştı. Rivayete göre Âişe, recm ayetinin nesh edildiği (kaldırıldığı) tartışmalarında “keçi yedi” ifadesini kullanmıştır. Tek Taraflı Gönülsüz Birliktelik: Evli bir kadınla zorla cinsel birliktelik, normal şartlarda zina sayılması gerekirken, Nisa Suresi 24. ayette kocası hayatta olan savaş esiri kadınlarla rızaları aranmaksızın cinsel ilişki meşru yapılmıştır. Böylece evli bir kadınla zorla birlikte olmak, zina olarak değerlendirilmemiştir. Ayrıca bir erkeğin birden fazla kadınla cinsel birlikteliği genel olarak zina kabul edilirken, Nisa Suresi 3. ayette belirtilen çok eşlilik (poligami) uygulaması zina kapsamına alınmamıştır. Evli bir erkeğin bir başka kadınla birlikteliği zina sayılırken, evli bir erkeğin, cariyesi (sağ elinin altında bulunan kadın yani farklı inanç ve düşüncedeki insanların eşi, kızı, kızkardeşi) ile zorla birlikte olması da Kur’an’da zinadan sayılmamıştır; bu ilişki “mâ meleket eymânuküm” başlığı altında meşru kabul edilmiştir.
Günün analizi
Bekarlar evlilere, evliler bekarlara, çoçuklu olanlar çocuksuz olanlara, çocuksuz olanlar çocuklu olanlara,,, ve dahası imreniyor ve kimse mevcut şartlarından memnun değil.
sessiz olalım da karıncalar develerle dans etsin, sessiz olalım ki arkad'aşklıklar acıya deri tazeletmesin, sessiz olalım ki anneler bahçeli evlerde hüzünlensin, sessiz olalım ki sevgililer çirkinleşmesin, sessiz olalım ki kelebekler baykuşlara aşık olmasın, sessiz olalım ki putlar dirilmesin, sessiz olalım ki develer yalan söylemesin, sessiz olalım ki insanlar iblise kanmasın, sessiz olalım ki acılarımız kabarmasın, sessiz olalım ki zulüm çıldırmasın, sessiz olalım ki kaktüsler suya eşlik etmesin, sessiz olalım ki gece gündüze kaymasın, gündüz geceye uğramasın, sessiz olalım ki evliler ağlamasın, yaşlılar iç çekmesin, ağaçlar bağırmasın.. sessiz olalım ki çocuklar ölmesin, insanlar öldürmesin... için için yaşamanın ne manası var!
hicran ile hilal arası