Heybeme umut yüklediğim yeni günler.
Yaşarken anlamadığım hayat ağrılarım,
gönül telaşlarım,
maviye kaçışlarım,
yeşil arayışlarım,
çıkmaz sokaklar için göğe merdiven dayayışlarım,
gülmenin gözlerde olduğunu öğrendiğim
her an...
İlk kez olarak, başını kaldırıp kendisini kurtaracak bir ses, bir sedâ işitmek istiyordu. O sedâ ki bundan bir yıl önce kendisine "Seni seviyorum," demişti.
Cebinden gözyaşlarıyla kimi yerleri bozulmuş bir resim çıkararak, özlem ve şaşkınlıkla bakıyordu. Kararlı ve sert olduğunu gösteren bu siyah, büyük gözler, zekâ fışkıran bu alın, güç ve acıma anlatan bu yüz... fakat hepsi bitmişti mahvolmuştu.
Kendi kendine, " Bu oda karanlık, soğuk; belki üşürsün." diyerek resmi koynuna koydu.