Cebinden gözyaşlarıyla kimi yerleri bozulmuş bir resim çıkararak, özlem ve şaşkınlıkla bakıyordu. Kararlı ve sert olduğunu gösteren bu siyah, büyük gözler, zekâ fışkıran bu alın, güç ve acıma anlatan bu yüz... fakat hepsi bitmişti mahvolmuştu.
Kendi kendine, " Bu oda karanlık, soğuk; belki üşürsün." diyerek resmi koynuna koydu.
Dilber derin düşüncelere dalan başını kaldırıp da arkasına bakacak olsa, ilk kez sevdiğinin "Bilmezsin seni ne kadar seviyorum" sözünü işitecek. Yüzünü görecek. Kırılmış bir gönül, satılmış bir sevgi, geçmiş olmuş bir gelecek, hep orada... arkasında duruyordu.
"Yukarıda ağlayan kim?" diye sordu, kadın
"Ah sorma! Efendi vefat etti" yanıtını verdiği sırada, Celâl bey "Bırakın şu biçâreyi! Asıl ölen benim. Beni defnedin" diyordu.