Öyle dediriyordu Jack London Martın Eden romanının baş kahramanlarından Ruth'a:
"Ne söylediğinizi, biraz da nasıl söylediğiniz belirler."
Bulunduğumuz zaman dilimine seslenircesine ya da nasıl söylediğimizden çok ne söylediğimizi, söylediklerimizi dayatıp sadece söylemiş olma tatminiyetinden başka hiç birşeyi önemsemeyen bizlere ve belki de pervasızca bakmış olmayı; nasıl bakmış olmaktan ziyade önemseyen gözlere...