BİR AY GÜNLÜĞÜ KİTABI-1
Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki çok tereddütle başladığım bir seriydi.Türünü distopya ve fantastik olarak duymuştum.Daha önce distopyayla tanışmamış biri olarak beni zorlayabileceğini düşünüyordum.Ancak hiç de öyle olmadı.Bu kitabı ilk kez Reading Slumptayken elime almıştım ve ne kadar yanlış bir karar olduğunu anladım.İki sayfa zorla okuyup bırakmıştım.Evet kitabın dili hafif ama ne kadar hafif olsa da distopik kitaplar RS için fazla kaçıyor bu yüzden bu kitabı berrak kafayla okumanız gerekiyor! Ben tabi ilk başta zorla okumaya çalışmıştım ama siz sakın öyle yapmayın aksi halde kitaptan keyif alamazsınız! Sonra da RS’den çıktıktan sonra devam etmiştim.
Şimdi konuya gelelim.Eminim ki bu serinin,küçükken masallarda okuduğumuz prenseslerin gelecek hallerini anlattığını duymuşsunuzdur.Bir daha üstünde durmamakla beraber bu kitapta külkedisini okuduğumuzu söylemeden geçemeyeceğim.Üvey bir anne,iki üvey kızkardeş,ölen bir baba, prens,balo, dans ayakkabı falan falan...
Külkedisinin gelecekteki hali olan Cinder,bir sayborgtur.(Kitapta,şu zamanla alakasız olan bir sürü kelime geçiyor bu arada.Ama zamanla az çok öğreniyorsunuz ldlslsl) Yani insan vücuduna bazı hasarlar sonucu robot parçaları takılmış diyebiliriz.Bu yüzden bir bakımdan dışlanıyor.Ama aslında kendinde daha bilmediği bir sürü özelliği var.Bu özellikleri yüzünden daha fazla dışlanmaktan korksa da yapabileceği bir şey olmuyor.Kitap,veba hastalığının ülkede büyük bir problem olmasından başlıyor ve ne yazık ki bu hastalıktan ölenlerle son buluyor.Ölen kişilerin ardından kötü kraliçe Levana bir anlaşma imzalamak,daha doğrusu dediklerini yaptırmak ve tüm dünyanın kontrolünü sağlamak için bu ülkeyle bir anlaşma imzalamak istiyor.Ülkenin imparatoru Kai,
Levana ile bu anlaşmayı imzalamak