2/10
·328 syf.··
2026 10. kitabı
Bu kitabı çok sevemedim. Evvet yine akıcıydı. Yine kısa bir sürede bitirdim. Ama serinin ilk kitabı gibi değildi. Anlaşma kitabında da saçmalıklar ve insana bayağı gelen bir dili olabiliyordu ama ikinci kitapta çok çok fazlaydı. Öncelikle kitabın içinde smut sahne yokmuş da smutu yazıya döküp utanma pazarı adına kitap demişler gibiydi. Evvet yetişkin okurlara yönelik bir kitap ama bu kadar abartılı var olacağını düşünmemiştim. Buz Hokeyi oyuncularından Logan'ın ve birinci sınıflardan Grace'nin baş karakter olduğu kitap serinin ikinci kitabıydı. Logan'ın hayatının aşkını bulmasını, karakter gelişimini ve Grace'nin Logan'ı evcilleştirmesini okuduk. Yine de Logan'ın karaktersiz bi pislik olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ve yine de arı gibi daldan dala gezen bir erkeğin sonunda bir kadın sayesinde doğru düzgün bir adam olması saçma geliyor. Niye? Sen iradesiz misin, ayırt etme gücün yok mu? İlla aşık olmayı ve bir kadın için çabalayıp düzelmeyi bekliyorsun. Sevdiğim şeyler de var mesela "rıza" kavramını ön plana çıkarmak, ilk kitapta baş karakter olan Hannah ve Garrett'in bu kitapta yan karakter olması, karakterlerin sağlık bir şekilde iletişim kurmaya çalışmaları, hatalarından ders çıkarmayı bilmeleri gibi. Ama onun dışında okurken sürekli "Bu ne şimdi?" diyesim geliyordu. İlk kitabı okuyanlar Logan'ın yakın arkadaşı Garrett'in sevgilisi Hannah'a aşık olduğunu zaten biliyordur. Logan'ın bu duygularını anlamaya çalışırken Hannah için etrafta olduğunda yeterinde malzeme verdiğini söylemesi, bu yüzden otuz bir için Hannah'ı düşünmesi midemi bulandırdı. Sonradan da Hannah'ı sevmediğini istediği şeyin bir ilişki olduğunu anlıyor. Dean'ın en alakasız yerlerde sahnesi yokken sırf hatırlatmak için sadece bir kızla olan fantazisini yazması da irite edici. Tamam, en erkek bu
HataElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20222,168 okunma
Işığın ve Karanlığın Hikayesi
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 14:05
Dışarı'daki Kız 1 oldukça popüler olan bir manga serisi. Her zaman diğer insanların söyledikleri doğru çıkmayabiliyor, yine de ben bir şans vererek okumak istedim. Bu yüzden de tüm ciltlerini satın aldıktan sonra okumaya başladım. Sonuç olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Seri boyunca bizi sakin bir hikâye bekliyor. Arada çok az aksiyon yaşansa da genel olarak dingin bir havası var. Fakat çoğunlukla da tekinsiz bir ortam mevcut. Okuyucu için en büyük rahatsızlık unsuru ise kesinlikle bilgisizlik. Yazar bizi kasıtlı olarak olayların dışında tutuyor. Çok yavaş bir şekilde hikâyenin dünyasını keşfettiğimiz ve hakkındaki gerçekleri azar azar öğrendiğimiz için hem sabretmemiz hem de sonunu göremediğimiz bu yolda elimizdeki ufacık mum ışığıyla birlikte adım adım çıkışa ulaşmamız gerekiyor. Başlangıçta seriyle ilgili bildiğimiz tek şey, insan topraklarının İçeri ve Dışarı olarak ikiye ayrılmış olmasıydı. İnsanlar İçeri'de yaşarken, duvarların arkasındaki Dışarı'da dokunuşlarıyla canlıları lanetleyen varlıklar mevcut. Ana karakterimiz olan Shiva ise bir insan olmasına karşın Dışarı'da yaşıyor, üstelik bahsettiğim Dışarılılar'dan biriyle. Yani Doktor'la. Hikâyemiz ise bu ikilinin, karanlık ve ışığın günlük yaşantısı ile arka planda dönen hamleler ve saklı gerçekler üzerinden şekilleniyor. Elbette ki sadece Shiva ve Doktor'u görmüyoruz; her yeni bölümle birlikte olaylar gelişiyor ve manganın dünyası giderek genişliyor. Bu arada Shiva henüz yedi yaşlarındaki küçücük, masum bir kız. Doktor ise her an kaybetme tehlikesi taşıdığı hafızasıyla birlikte lanetli bir canavar. Özellikle herhangi bir olay yaşandığında bile onun Shiva'ya, "Ya onu lanetlersem?" korkusuyla dokunamaması beni en çok üzen şeylerden biriydi. Aklıma istemsizce Ateş Böceklerinin Işıldayan Ormanlarına geldi. Orada da Gin, Hotaru'ya dokunamıyordu.
1000Kitap
Dışarı'daki Kız 1Nagabe · Athica Yayınları · 2024494 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2023 123. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2023 00:00
Evvet, Maalesef ki keşfet üzerinde çok tavsiye edilen kitaplara her daim ön yargı ile yaklaşmak zorundaymışım gibi hissediyorum. Ancak bu kitap beni hayal kırıklığına uğratmadı ve gerçekten çok mutlu oldum. Nora, belki de hayatının ona göre en kötü günlerini geçiriyordu. Tüm her şeyin, sevdikleri de dahil olmak üzere hepsinin elinden kayması onu ağır bir depresyona itekledi. Ve Maalesef ki hissiyatına yenildi ve intihara teşebbüs etti. Ancak umduğu şey olmadı, ölemedi. Kendisini gece yarısı kütüphanesinde buldu. Ve orada babası öldüğünde ona yardımcı olan kütüphaneciyi gördü. Ne yapması gerektiğini tane tane öğrendi. Hangi hayatı istediğini söyleyecek ardından kendisini orada bulacaktı. Ta ki tamamen kendini huzurlu hissedip o hayatı benimseyene kadar. Birçok hayata gidiyor, birçok şey yaşıyor ancak hepsinde mutlaka bir problem çıkıyor. Kütüphaneye her geri döndüğünde söylenip itiraz etse de farklı bir hayat seçmekten kendini alıkoyamıyor. Ta ki o güne kadar. Kitabın sonu bana göre çok güzeldi. Açıkçası tam olarak olması gerektiği gibiydi bence. Peki sizce Nora istediği hayatı bulabildi mi, kaç kitap sonra bulabildi? Tüm soruların cevapları için kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kısa ve akıcı olduğu için kısa sürede bitirebilirsiniz bence.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Tahtın Arkasındaki Güç: Girl Power!
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 155. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 20:47
Bu sefer hakkında konuşacağım kitap, Zalim Prens ’in devamı ve Peri Halkı serisinin ikinci kitabı olan Lanetli Kral ’dır. İlk başta Zalim Prens ’te neler olduğunu bir hatırlayalım: Peri Diyarı Elfhame’de büyüyen ve bir fani olan Jude Duarte, periler arasında yaşamanın tüm o zorluklarına rağmen sarayda doğru düzgün bir yer edinebilmek için şövalye olmayı arzuluyor; ama gelin görün ki en nihayetinde Gölgeler Meclisi’nin bir casusu oluyor. Sadakati ikinci prense, yani tahtın sıradaki sahibi olmaya en yakın kişi olan Prens Dain’edir ve elbette ki herkes onun kral olacağını sanmaktadır. Yine de taç giyme töreninde işler beklenildiği şekilde gitmez ve ihanet, akraba katli ve darbe gibi pek çok feci durumun neticesinde Elfhame’in yeni kralı, hiç kimsenin ummadığı kraliyet ailesinin o son ferdi, kötü ünüyle bilinen en küçük Prens’i Cardan Greenbriar olur. Jude ise işin sonunda onun başvekili görevini üstlenir; fakat aslında tahtın ardındaki gizli güç, kralın iplerini elinde tutan yegâne kişi de odur. Jude’un üvey kardeşi Oak’ın aslında Dain’in oğlu olması ve kahramanımızın Cardan ile yaptığı – daha doğrusu kandırarak yaptırdığı – anlaşmanın bir yıl bir günlük mühletinin ardından Cardan’ın tahtan feragat edip Oak’ın kral yapılacağı gibi küçük ve kafa karıştırıcı ayrıntıları es geçeceğim; çünkü anlatmaya kalksam gerçekten çok uzar bu özet kısmı. Şimdi ise Cardan’ın kukla kral olduğu, Jude’un ise onu ve Elfhame’i kimseciklere çaktırmadan yönetmeye çalıştığı yeni dönemi okuyoruz. Üstelik çoktan anlaşma yapmalarının üzerinden beş ay kadar bir zaman geçmiş. Jude bir yolunu bulup bu anlaşmayı uzatmalı, yoksa Oak çocuk yaşında tahtın yükünü omuzlamak zorunda kalacak. Ufukta Locke ve Taryn’in düğünü var. Oak hâlâ tehlikede olduğu için en büyük ablası Vivienn’in gözetimi altında insan
1000Kitap
Lanetli KralHolly Black · Dex Yayınevi · 20201,640 okunma
Sen Heykel De Olsan Erkek Her Zaman Erkektir
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 23:55
Evvet yine sayfa sayısı az olmasına karşın derin anlamlar içeren ve bizlere nice mesajlar veren güzel bir kitapla karşınızdayım. Galateia 'da erkeğin kadın üzerinde kurduğu hüküm, kadının nesneleştirilmesi, keyfi şiddet ve erkeğin sapkın arzularının karşı tarafa rıza sorulmaksızın dayatılması gibi acı verici ama artık günümüzün gerçekleri haline gelen ağır konular işleniyor. Ayrıca bir kadının kocasının elinden kurtulmak için verdiği mücadele, gördüğü muameleye sessizce tahammül etmek zorunda bırakılışı ve özgür olma arzusunun imkansızlığının acı manzarası da gözler önüne seriliyor. Yine de tüm bu olumsuzluklara karşın anneliğin her türlü zorlu koşula rağmen devam edebilmesi ve evladı uğruna bir annenin yapabileceklerinin hiçbir sınırının olmayışı gibi kalbimizi ısıtan bir yönü de vardı. Masalsı anlatımı ve konuyla alakalı illüstrasyonlarıyla birlikte de ortaya hem etkileyici, hem düşündürücü hem de sürükleyici bir kısa hikaye çıkmış. Şahsen sevdiğim ve tek oturuşta soluksuz okuduğum bir kitaptı Galateia benim için, sadece keşke daha uzun olsaydı diyorum. Bu arada Galateia Yunan mitolojisindeki bir efsanenin yeniden uyarlaması yani aslında kitapta anlatılan şeyleri anlamlandırabilmeniz için öncelikle aslını yani Pygmalion'u okumanız gerekiyor ya da en azından öncesinde kısa bir araştırma yapmalısınız. Aksi halde her şey biraz saçma ya da anlaşılmaz gelebilir... Böyle söyledim çünkü itiraf etmem gerekirse tüm bu eski Yunan efsaneleri ve mitlerine oldukça yabancıyım, Yunan mitolojisine dair tek bilgim ise sadece belli başlı bazı tanrıları ile sınırlı, onlar da sadece ismen tabii. (Percy Jackson sağolsun ne diyeyim) Mesela kadın sürekli ben taştanım, ben heykelim falan diyordu ya hani ben şey zannettim orada ya kadın deli tamam mı ya da kocası olacak adam bu
1000Kitap
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma
Şiirin Ötesinde...
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 137. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 18:10
Bu kitap kısa olmasına rağmen dopdoluydu, gerçekten . Verdiği ve vermek istediği mesajlar hem çok derin hem de çok anlamlıydı. Az lafla çok şey başarabilmiş, içinden nice dersler çıkarılabilecek bir hikaye; bizi şiirin, tiyatronun ve sanatın güzelliğiyle tanıştıran, onların bir insanın hayatını nasıl zenginleştirip, özgürleştirebileceğini öğreten başarılı bir eser. Kitap, Welton gibi geleneklerine bağlı ve katı disiplin anlayışıyla yönetilen bir akademide ki ailelerinin ve öğretmenlerinin baskısı altında hayatlarını sürdüren ama bu hayatlardan pek de memnun olmayan bir grup öğrencinin okula yeni gelen eksantrik bir öğretmenle tanışmaları sonrasında nasıl değiştiklerini, geliştiklerini ve kendilerini bulduklarını anlatıyor. Tüm bunları mümkün kılan şeyse tabii ki de şiir... Sonuçta onlar Ölü Ozanlar Derneği'nin üyeleri John Keating, Welton Akademisi'ne gelen yeni İngiltizce öğretmeni fakat o sadece bir öğretmen değil bundan çok daha fazlası. Herkesten farklı biri ve bu farklılık o kadar güzel ki. Eksantrik, oyuncu, aşırı hareketli ve pozitif bir yapısı var. Kendini tanıyan, ne istediğini bilen, o isteklere ulaşmasını bilen, anı yaşayan ve öğrencilerine de bunu öğreten mükemmel bir insan. Bana kalırsa onun gibiler sadece Welton Akademisi'nde değil heryerde olmalı, hayat çevrenizde böyle insanlar varken kesinlikle daha eğlenceli. Oh Kaptanım! Benim Kaptanım! Sana hayranım adam. Senin gibi bir öğretmenim olmasını, beni sanatla tanıştırmasını ve yeni bakış açıları kazanmamı sağlamasını nasıl da isterdim. Böyle öğretmenimiz oldu da biz mi okumadık?! Ölü Ozanlar Derneği'nin kadrosu'ndan bahsedelim biraz da: Todd Anderson, Neil Perry, Charles Dalton, Knox Overstreet, Steven Meeks, Pitts (bir bunun adını bilmiyorum ) ve Richard Cameron. Hepsi Keating ile tanışıp derneğin
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma