Henüz tayfasını bile toplamaya başlamamış olan adam ise teknesini yıkayıp temizleyecek kişinin daha o zamandan peşine takıldığının farkında değilmiş, işte kader hep böyle davranır bizlere, hemen arkamızdadır, omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır, bizlerse hala, Geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye, diye homurdanıp dururuz.
General Nogi otuz beş yıl ölmeyi düşüne düşüne, ölmek için bir fırsat beklemişti. Böyle bir insan için otuz beş yılın mı, yoksa kılıcı karnına sapladığı kısacık bir anın mı acı olacağını merak etmiştim; hangisi daha acıydı acaba?
Lakin içten içe “Şu dünyada en çok sevip güvendiğim insan dahi beni anlamıyor ya,” diye düşündükçe hüzünleniyordum. Kendimi anlatmanın bir yolu olduğu halde anlatacak cesareti bulamadığımı düşündükçe de daha bir hüzünleniyordum.